Haftalık Değerlendirme Toplantısı - 17 Şubat 2026
"Yeniden; akidede, fikirde, amelde birliği sağlamak, sevincimizi ve hüznümüzü paylaşmak, parçalanmış coğrafyamızı birleştirmek, sınırları kaldırmak için tek bir ümmet olmanın zamanı geldi. #ÜmmetOlmaZamanı"
RAMAZAN ÜMMET OLMA ZAMANI
Bir Ramazan ayını daha karşılamaya hazırlanıyoruz. Şimdiden sizlerin ve tüm Müslümanların mübarek Ramazan-ı Şerifini tebrik ediyorum. Rahmet ve bereket ayı olan Ramazan’ı Şerif’i birlikte karşılamayı, birlikte oruca başlamayı, birlikte bayram yapmayı, ismine yakışır bir şekilde bu ayı ifa etmeyi Rabbimizden niyaz ediyorum.
Bugün Hicri 29 Şaban, 29 Şaban Müslümanlar için Ramazan-ı Şerif’in habercisi biliyorsunuz. Her yıl 29 Şaban’da bizler Ramazan hilalini gözetliyoruz. Bugünde Türkiye’nin birçok şehrinde dünyanın birçok ülkesinde sünnet olan bu ameli ifa ediyoruz. Eğer Türkiye’de ya da dünyanın başka bir yerinde bugün hilal görülürse, yarın yani Çarşamba günü inşaAllah Ramazan orucuna başlayacağız. Hilalin görüldüğüne dair bir şahitlik olmazsa, böyle bir haber ulaşmazsa Şaban ayını 30’a tamamlayıp ertesi gün yani perşembe günü Ramazan’a başlayacağız. Bu konuda malumat sahibi olmak için resmi sayfalar ve hesaplarımızı, Hizb-ut Tahrir ve Köklü Değişim’in sosyal medya hesaplarını takip edebilirsiniz. Bugün en geç saat 23.00’e kadar hilal ile ilgili haberi duyuracağız inşallah…
Hilalin gözetlenmesi neden bu kadar önemli, çünkü Rabbimiz Allah Sübhanehu ve Teâla ve Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem efendimiz, bizden Ramazan’a başladığımızda oruç tutmamızı, bitirdiğimizde bayram yapmamızı istiyor. Ramazan orucunun başlaması ve bayramın yapılması konusunda, hilali gözetlemenin gerekliliği bütün âlimlerin ittifak ettiği bir husustur. Ayrıca Müslümanlar olarak bizim ibadetimiz, orucumuz, haccımız, bayramımız birdir. Aramızda bu konuda bir ihtilaf olmaması lazım. Ramazan ayına başlarken ve bayram yaparken eğer ki ihtilaf yaşanıyorsa, farklı günlerde oruca başlanıp bayram yapılıyorsa, bu durum Müslümanların birliğine, tekliğine aykırıdır.
Rabbimiz bakın bizi nasıl tanımlıyor: اِنَّ هٰذِه۪ٓ اُمَّتُكُمْ اُمَّةً وَاحِدَةًۘ “İşte bu sizin ümmetiniz bir tek ümmettir.” [Enbiya Suresi 92
Rasulullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem Medine’de ilk İslam Devleti’ni kurduğunda, Medine Vesikası’nda bakınız bizden nasıl bahsediyor: إنَّهُمْ أُمَّةٌ وَاحِدَةٌ مِنْ دُونِ النَّاسِ “Müslümanlar insanların dışında tek bir ümmettirler.” [ibn Hişam]
Yani Kur’an ve Sünnet; diğer insanlardan farklı olarak Müslümanların tek bir ümmet olduklarını vurguluyor, ihtilafı, ayrılığı, bölünmeyi ve parçalanmayı haram kılıyor. Dikkat ederseniz birlik, vahdet, ortak söylem, ortak eylem, bütün bunların hepsi İslam ümmeti ile birlikte anlam ve değer kazanıyor. Bizi güçlü yapan şey bir tek ümmet olmamızdır. İşte bu sebeple kâfirler; İslâm’a ve Müslümanlara karşı galip gelebilmenin yolunun onları parçalamaktan geçtiğini anladılar ve sinsi planlarını devreye soktular. Önce gayri İslami fikirlerle ümmetin zihnini kirlettiler, birliği ve vahdeti bozan fikirleri coğrafyamızda pazarladılar, kavmiyetçiliği, milliyetçiliği âlim ve aydınlar eliyle topraklarımızda dolaştırdılar. Böylece ümmet şuuruna güçlü bir darbe vurdular ve Müslümanları ulus devlet sınırlarına hapsettiler.
Sonra da İslam ve Müslümanlara karşı kendileri tek millet oldular, topraklarımızı işgal edip servetlerimizi sömürdüler. Bu haçlı ittifakının başında dün İngilizler vardı bugün Amerikalılar var. Doğusuyla batısıyla, kendi aralarında ki ihtilaflara rağmen bize karşı birlik olan bu haçlılar, Yahudileri de yanlarına alarak Müslümanlara topyekûn savaş ilan ettiler. Geçen 105 yılda yaşananlar saymakla bitmez Kıymetli Müslümanlar! Cezayir, Libya, Hindistan, Keşmir, Afganistan, Çeçenistan, Arakan, Bosna, Irak, Suriye, Filistin, Afrika ve daha sayamadıklarımız… İfsat ettiler, yağmaladılar, sömürdüler, işkence ettiler, soykırım yaptılar ve Müslümanlardan iman ettikleri için, aynı dine bağlandıkları için, ümmet oldukları için intikam aldılar.
Rabbimizin buyurduğu gibi:قَدْ بَدَتِ الْبَغْضَاء مِنْ أَفْوَاهِهِمْ وَمَا تُخْفِي صُدُورُهُمْ أَكْبَرُ “Gerçekten kin ve düşmanlıkları, ağızlarından (dökülen sözlerinden) belli olmaktadır. Göğüslerinde gizledikleri (düşmanlıkları) ise daha beterdir.” (Ali İmran 118)
Hizb-ut Tahrir olarak, bu sene “Ramazan Ümmet Olma Zamanı” diyoruz. Bu Ramazan ayı boyunca bütün faaliyetlerimizde “ümmet olma” temasını işleyeceğiz. Yeniden; akidede, fikirde, amelde birliği sağlamak, sevincimizi ve hüznümüzü paylaşmak, parçalanmış coğrafyamızı birleştirmek, sınırları kaldırmak için tek bir ümmet olmanın zamanı geldi diyoruz. Biliyoruz ki bu ümmet sayılamayacak kadar çok hayırlı vasıflara sahiptir. Bu ümmet, adil, seçkin ve vasat bir ümmettir.
وَكَذَلِكَ جَعَلْنَاكُمْ أُمَّةً وَسَطًا لِّتَكُونُواْ شُهَدَاء عَلَى النَّاسِ وَيَكُونَ الرَّسُولُ عَلَيْكُمْ شَهِيدًا “İşte böylece sizin insanlığa şahitler olmanız, Rasul’ün de size şahit olması için sizi vasat (udul ve seçkin) bir ümmet kıldık.” [Bakara Suresi
Bu ümmet; batıl karşısında hakkı ortaya çıkaran, hakkı temsil eden örnek ve şahit bir ümmettir. Şahitlik; kınayıcının kınamasına aldırmadan hakkı batıldan ayırmak, hakikati ortaya koymaktır. Şahitlik; insanların değil dinin maslahatını öncelemek, şer’i hükümleri esas almak ve İslam ile hükmetmektir.
كُنتُمْ خَيْرَ أُمَّةٍ أُخْرِجَتْ لِلنَّاسِ تَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَتَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنكَرِ وَتُؤْمِنُونَ بِاللّهِ “Siz, insanlar için çıkarılmış en hayırlı Ümmetsiniz. Ma’rufu emredersiniz ve münkerden nehyedersiniz ve Allah’a îman edersiniz.” [Âl-i ‘İmrân 110]
Öyleyse insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetin evlatları olarak bizler, yaratılmışların en üstünü olan bizler, hayır topluluğu, insanlığın rehberleri olan bizler… Bu halde kalmamız hiç doğru olur mu? Vasât ve Şâhid ümmetin evlatları olan bizler, bu şekilde aşağılanmamız hiç doğru olur mu? Söyler misiniz en çok biz lâyık olduğumuz halde bugüne kadar hangimiz izzetli bir gün geçirdik? Artık izzet kokusunu teneffüs etmemizin zamanı değil mi? Dünyanın liderleri ve efendileri olmamızın zamanı değil mi? İslâm tevhit dinidir. Bunun siyasi anlamı devlette birliktir. Müslümanların çokça ulus devletlerinin olmazı izzet değil zillettir. Tevhit bir tek devletin olmasını gerektirir. Bu devlet ise Allah’ın indirdikleri ile hükmedecek, İslâmî hayatı tekrar başlatacak, beldelerimizde vahdeti tesis edecek, Râşidî Hilâfettir.
Allah’ım! Bizi o Hilâfet’in askerlerinden ve şehidlerinden kıl, bu ayı Nusret, Temkin ve İzzet ayı kıl, Yâ Rabbelalemin. Mübârek Ramazan ayı kutlu olsun, Allah hepimizin salâtını, siyamını ve gece namazlarını kabul buyursun. Allah Subhânehu itaatinizi kabul etsin. Allah ‘Azze ve Celle’den bu fazîletli ayı, İslâmî Ümmet için Hayır, Bereket, İzzet ve Nusret ayı kılsın. Duamız odur ki, Râşidî Hilâfet Devleti bu ayda kurulsun! Allahumme Amin…
Hizb-ut Tahrir Türkiye Medya Bürosu
17 Şubat 2026
#hizbut tahrir türkiye#gündem değerlendirme#ramazan#ramazan ümmet olma zamanı#ramazan ayı#hilafet
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!