Okullarda Akan Kanın Asıl Sorumlusu Laik Kapitalist Düzendir

BASIN AÇIKLAMALARI

Okullarda Akan Kanın Asıl Sorumlusu Laik Kapitalist Düzendir

Türkiye kamuoyu cinayet ve okullarda yaşanan silahlı saldırı haberleri ile bu haftaya girdi. Pazartesi günü Şanlıurfa’da Allah’a küfreden bir kişiyi uyarıp nasihat eden 20 yaşındaki genç bir kardeşimiz, küfreden kişi tarafından takip edilerek sokakta canice katledildi. İkinci hadise 14 Nisan Salı günü yine Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde yaşandı. 19 yaşında olduğu ve okulun eski öğrencisi olduğu bildirilen kişi uzun namlulu silah ile okula gelerek 10’u öğrenci, 4’ü öğretmen, 1’i polis memuru, 1’i de çalışan olmak üzere toplam 17 kişiyi yaraladı. Son hadise ise dün Kahramanmaraş Aysel Çalık Ortaokulu’nda yaşandı. 14 yaşında olduğu bildirilen öğrenci, kendisinin de eğitim gördüğü okulda adeta katliam gerçekleştirdi. Emniyet Müdürü babasına ait olduğu bildirilen 5 ayrı silah ile okula gelen çocuk, 1’i öğretmen 9’u öğrenci toplam 10 kişiyi katletti. 6’sı yoğun bakımda olmak üzere toplam 13 öğrencinin tedavilerinin devam ettiği bildirildi. Hizb-ut Tahrir Türkiye olarak yaşanan bu elim hadiselerde vefat eden tüm kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yaralı olanlara acil şifalar niyaz ediyoruz. Rabbimiz, evlatlarını cinayete kurban veren ve bu sebeple yuvalarına ateş düşen ailelere sabırlar ihsan eylesin.

Kamuoyunu sarsan bu elim hadiselerden önemli derslerin çıkarılması gerekir. Zira Kaos ve kandan beslenen terör örgütlerinin bile yapmaya cesaret edemeyeceği bu tür kanlı cinayet ve katliamların, daha henüz 14-15 yaşındaki çocuklar tarafından hem de kendi okullarında gerçekleştirilmiş olması durumun vahametini göstermektedir. Sadece saldırıları gerçekleştiren faillerin kimliklerine odaklanıp asıl fail konuşulmazsa değişen hiçbir şey olmayacaktır. Zira asıl fail; bu toplumsal şiddeti besleyen, silahı, mafyayı, suçu ve suçluyu normalleştiren, her türlü fuhşiyatı ekran yolu ile kamuoyuna servis eden medya sisteminin dayandığı laik düzendir. Asıl fail; güçlüyü aklayıp zayıfın canını okuyan, parası, makamı ve şöhreti olanın yargılanmadığı, kimsesi olmayanların kaleminin kırıldığı bozuk hukuk sistemidir. Bu hukuk sistemi ile toplumsal huzur inşa edilemez çünkü onun da dayanağı yine bu laik düzendir. Tam 6 yıldır devam eden Gülistan Doku davasında cinayetin arkasından çıkan mülki amir ve memurlar buna sadece bir örnektir. Mafya örgütleri ile partiler, siyasetçiler ve yargı çalışanları arasında kurulan çıkar ilişkisi, büyük şirketler ile devlet kurumları arasındaki rüşvet ağı, insanlar asgari ücretle kıt kanaat geçinirken paraya doymayanların yöneticiler ile kurdukları bağ, bu laik düzenin kokuştuğunun apaçık göstergesidir. Bu sebeple asıl suçlu laik düzendir, asıl sorumlular ise bu laik kapitalist düzenin koruyucularıdır.

Kimlik ve şahsiyet bunalımı yaşayan, aklının ve kalbinin sesini alkol ve uyuşturucu ile susturmaya çalışan, toplumdan uzaklaşıp sanal dünyaya mahkûm olan, oyun, eğlence, etkileşim ve kumarla zengin olmayı hayal eden sorumsuz, vizyonsuz bir nesil ile karşı karşıyayız. Allah’a küfreden yetişkin katil gibi okullarda masum çocukları kurşun yağmuruna tutan çocuk katiller de bu neslin ürünüdür. Türkiye’nin yolunu takip ettiği ve kültürünü taklit ettiği Amerikan nesli ile benzeşiyor maalesef. Aile kurumu dağılmış, aile içi şiddet artmış, boşanma oranları evlilik oranları ile yarışır hale gelmiş durumdadır. Evin koruyucusu olan babanın, huzur ve saadetin kaynağı olan annenin rolleri ellerinden alınmış, çocukların ebeveyn ile bağı koparılmıştır. Hırsızlık, yağma, cinayet, taciz ve tecavüz yaygınlaşmıştır. Laik düzende yapılacak özgürlükçü hiçbir yasa ve kanun bu sorunlara çözüm olmayacaktır. Bu sebeple toplumsal sorunların kaynağı olan bu laik kapitalist nizam kaldırılıp atılmalıdır. Karşı karşıya kaldığımız bu durumdan bizi kurtaracak olan İslam’dan başkası değildir. Toplumun kalkınması refah ve huzur bulması ancak İslam’ın hayata hâkim olması ve İslami otoritenin varlığı ile mümkündür. Âlimler, akademisyenler, siyasetçiler, eğitimciler, hukukçular ve bütün Müslümanlar, bu otoritenin ikamesi için konuşmalı, yazıp çizmeli ve çalışmalıdırlar. İşte O otorite Raşidi Hilafet Devleti’dir.

حزب التحرير

Hizb-ut Tahrir

Türkiye Medya Bürosu

www.hizb-ut-tahrir.org | www.hizbut-tahrir.info | www.hizb-turkiye.com

PDF'i indirmek için tıklayınız

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Yorumunuz başarıyla gönderildi. Editör onayından geçtikten sonra sayfada yayınlanacaktır.
Yorumunuz iletilirken bir hatayla karşılaşıldı. Lütfen daha sonra tekrar deneyiniz.