HAFTALIK GÜNDEM DEĞERLENDİRME

Haftalık Değerlendirme Toplantısı 25 Ekim 2022

Mahmut Kar, Halk iradesi denilen demokrasi tarihi bir yalandır. Müslümanların destekleyeceği İslami bir otorite ancak sizin iradenizi temsil edebilir. Haklarınızı ancak o otorite koruyabilir. Geçen 100 yıllık sömürge döneminden, Amerikan yüzyılından sonra İslam’ın, Hilafet’in yüzyılı olacaktır inşaAllah.

PARTİLERİN 2023 SEÇİM POLİTİKALARI

Bu hafta gündem değerlendirme toplantımızda 2023 genel seçimleri yaklaşırken siyasi partilerin hızlandırdığı seçim politikaları ve stratejilerini ele alacağız. Normalde her 5 yılda bir zaman zaman erken seçim kararı alarak daha önce kurulan sandık ile halkın iradesine gittiklerini söylüyorlar. Esasen demokratik siyasi partiler ve siyasetçiler yalan söylüyorlar. Kendisi ile halkın iradesinin yönetime yansıdığı iddia edilen demokrasi, tarihi yalandan başka bir şey değildir. Halkın tamamının iradesinin yönetime yansıması aklen mümkün değildir vakıa da zaten bunu gösteriyor. Eğer halkın iradesi yönetime yansımış olsaydı, partilerin aldıkları kararlarda halk belirleyici olurdu sermaye değil. Eğer halkın iradesi yönetime yansımış olsaydı seçimleri kazanan ve iktidar olan parti, ülkeyi halkın talep ve menfeatleri doğrultusunda yönetirdi, dış güçlerin değil. Hani dış güçler deniliyorya, geçen hafta bu kürsüden sormuştum; Türkiye’de halk iradesine başvurulan her seçimden önce partiler Amerikalılara, ingilizlere niye acaba başvururlar? Sordunuz mu, düşündünüz mü hiç? Halk iradesiymiş!

Evet 2023 seçimleri yaklaşıyor, halkı bir kez daha kandıracaklar, bir kez daha yalan ve boş vaatler ile halkın karşısına çıkacaklar. Yine içi boş siloganlarla ceviz kabuğunu doldurmayacak işleri büyük prore gibi sunacakjlar. Halkı ilgilendiren, halkın sosyal, kültürel ve ekonomik refahını artıran, halkı fikri, siyasi, kültürel ve ekonomik yönden kalkındıran bir projeleri var mı derseniz yok maalesef. Açıklamalarına bakıyoruz, kendilerine muhafazakar devrimci diyorlar. 20 yıl önce Ak parti’yi ilk kurduklarında muhafazakar demokratlıkla övünüyorlardı. Muhafazakar demokrat 20 yıl sonra bugün olmuş muhafazakar devrimci... Neyi değiştirmiş derseniz ortada bir şey yok. Laik düzen, baskıcı rejim, zenginin daha zengin fakirin daha fakir olduğu kapitalist sistem, o günden bugüne daha fazla güçlendi. Hiç mi bir şey değişmedi, değişti tabi ki... Eskiden bu laik düzene karşı olanlar şimdi bu düzenin savunucuları oluverdi. Değiştiler, değişmekle kalmadılar, Müslümanların zihniyetini de değiştirdiler, bozdular.   Hem Kemalizmi hem de İslam’ı savunan bir topluluk oluştu. Kemalist yeni bir dindar nesil meydana getirdiler.  Müslümanların sırtından baskıyı ve zulmü hiç eksik etmeyen kemalizmi ve cumhuriyet kutsadılar.

Cumhurbaşkanı Erdoğan dün yapılan kabine toplantısı sonrası yaptığı millete sesleniş konuşmasında,  Cumhuriyetin 100’üncü yılına büyük bir heyecanla, şevkle, coşkuyla hazırlandıklarını söyledi.  Siyasi, ekonomik, sosyal ve diplomatik alanlarda hayalini kurdukları yeni adımların atılacağı ikinci yüzyılın adını “Türkiye Yüzyılı” koyduklarını ifade etti. Buradan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bir tavsiyede ve hatırlatmada bulunuyorum: “Türkiye Yüzyılı” mottosu Ak Parti’nin vizyonunun dar ve düşük olduğunu gösteriyor. “Türkiye Yüzyılı” hedefi Batılılar tarafından çizilmiş sınırlara hapsolmayı kabul etmiş olmak demektir. Siz dünkü konuşmanızda dünyanın geçtiğimiz asrın ortalarına doğru faşizmin sultasından, 30 yıl önce de komünizmin hezeyanlarından kurtulduğunu söylediniz. Evet doğru, ama bugün dünya, kapitalizmin sömürüsüne mahkum durumda. Özellikle de Ortradoğu ve Afrika toprakları sömürülüyor. Asya ve uzakdoğu hakeza aynı şekilde... 21. Yüzyılda dünyayı kapitalizmin sömürü ve işgalinden kim kurtaracak? “Türkiye Yüzyılı” sloganında kapitalizmin dünyayı sömürmesine meydan okuyacak fikir de yok heyecan da yok. Sözünü ettiğiniz, fıtratı bozarak insanı yeniden felaketin eşeğine sürükleyen sapkın dayatmalardan kurtaracak motto bu mu? “Türkiye Yüzyılı”mı? Yoksa bu da “Dünya 5’ten büyüktür” sözü gibi slogandan öteye geçmeyen içi boş bir laf mı? Cuma günü açıklayacaksınız içinde ne var göreceğiz bakalım.

Sayın Erdoğan! Konuşmanızda “Türkiye Yüzyılı”nı son 20 yılda hayata geçirdiğimiz demokrasi ve kalkınma altyapısı üzerinde hep birlikte inşa edelim.”diyorsunuz. Diyorsunuz ki, “gelin hep birlikte Cumhuriyetin kuruluşunun 100’üncü yılı olan 2023’ü Türkiye’nin en büyük atılımının başlangıç noktası hâline getirelim.” Ah ah Sayın Erdoğan! İslam’ın Yüzyılı dururken, “Türkiye Yüzyılı” mı olur, bununla avunmak, yazık değil mi? 13 asır boyunca dünayayı medeniyet güneşi ile aydınlatmış, hüküm sürdüğü toprakları berekletlendirmiş, ilim ve irfanda, bilim ve  kültürde çağları beslemiş Hilafet varken Türkiye ile yetinmek olur mu hiç? Hem bu ülke halkının hem de tüm İslam aleminin 100 yıllık geri kalmışlığının sebebi Batılı değer ve düşünceler değil mi? Müslümanların cahil kalmalarının, fakir olmalarının, mazlum ve mahkum olmalarının sebebi İslam’ı hayatımızdan söküp atan bu laik düzen değil mi? Laik cumhuriyet ile geçmiş olan 100 yıllık sefalet, cehalet, geri kalmışlık, fakirlik ve dışa bağımlılık yetmedi mi? Türkiye halkını bir yüzyıl daha karanlık dehlizlerde bırakmak mı istiyorsunuz?

CUMHURİYET’İN 100 YILI İLE YÜZLEŞME

Müslümanların bu laik düzen ile gerçek manada yüzleşmesi lazım. Yüzyıllık hesaplaşmayı doğru bir zeminde yapmadan, yapamadan yeni ikinci bir yüzyıl vizyonu Müslümanları heyecanladırmaz. Bakın daha iki üç gün önce partinizin grup başkan vekili Mahir ÜNAL Kahramanmaraş’ta katıldığı bir kitap fuarında, “Cumhuriyet; bizim lügatimizi, alfabemizi, dilimizi hasılı bütün düşünme setlerimizi yok etmiştir.”dedi. Çok doğru sözledi, bir gerçeği ortaya koydu. Çünkü Cumhuriyet, 13 asırlık bir kültür ve medeniyetin halk ile bağını kesti. Sonra ne oldu laik çevrelerden, iktidar ortağınız Milliyetçi partiden gelecek tepkiler sebebiyle Mahir ÜNAL geri vites yaptı. “Benim sözlerim bağlamından koparılıyor. Ben siyasi bir demeç vermek için o açıklamayı yapmış değilim”dedi. “Biz ki Cumhuriyetimizi 100. yıla taşımak ve onu güçlendirmek için projeler geliştiriyoruz.”diye de ekledi.

Pes yani, bu ne korku, bu ne eziklik, bu nasıl bir duruş buzukluğu, bu nasıl bir omurgasızlık? Peki işe yaradı mı dersiniz? Hayır! MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli çıktı grup toplantısında isim vermeden Mahir ÜNAL’a verdi veriştirdi.  “Cumhuriyet’in Türk kültürüne ve diline zarar verdiğini iddia edenler, talihsiz ve temelsiz bir yalanın peşindedirler.” dedi.  Yalan mı değil mi Sayın Erdoğan! Cumhuriyet’in harf inkılabı ile bu halkı bir gecede cahil bıraktığı yalan mı? Bahçeli doğru mu söylüyor? Adına kıyafet devrimi diyerek şapka kanununu çıkarılmadı mı? Sarık ve fes geri kalmışlığın sembolü olarak gösterilip alimler darağaçlarında sallandırılmadı mı?

Sayın Erdoğan? Ak Parti, Cumhuriyet’in Müslüman Türkiye halkına dayattığı bu gerçekler ile bile yüzleşmekten çekiniyor. Cumhuriyetin ilk yüzyılındaki bu gerçekler ile yüzleşmeyen bir parti nasıl devrimci bir parti olabilir? Türkiye’nin İkinci yüzyılına ne ile nasıl etki edebilir? Elinizde önümüzdeki yüzyıl için ortaya koyacağınız ne var? Hangi fikir, hangi düşünce? Demokrasi ve muhafazakarlık eskimiş kullanılmış, miadı dolmuş şeylerden başka ne var elinizde? Cuma günü “Türkiye Yüzyılı” ile ilgili ne açıklayacaksınız?  Biz sizin bu sloganı “Türkiye Yüzyılı”nı 2023 seçimleri için gündeme getirdiğinizi çok iyi biliyoruz. Halkı seçimlere kadar bu boş slogan ile oyalayıp uyutacağınızı da biliyoruz. Ama  ne olursa olsun biz bu halkı uyandırmaya, gerçekler ile yüzleştirmeye, doğruyu göstermeye devam edeceğiz. Susmayacağız konuşacağız, laik çevreler ne der, milliyetçi partiler nasıl bakar diye de korkmuyoruz, korkmayacağız.

Evet iktidar partisinin, Ak Parti’nin 2023 seçimlerine giderken öne çıkardığı şey, 20 yıl önce kullanıp attığı muhafazakarlık, muhafazakar devrimcilik. Ve içi boş “Türkiye Yüzyılı” sloganı... Birde TOKİ’nin beton projeleri... Başka bir şey yok... Peki ya muhalefet partileri ne yapıyor, onlar 6’lı masa etrafından ayrı bir muhalefet içindeler. Ak Parti’nin sloganik de olsa bir projesi var, bu partilerin öyle bir şeyi de yok. Farklı fraksiyondan partiler, her birinin gizli ajandası var, farklı planlar peşindeler. Muhalefetin bu dağınıklığını gören halk sandıkta ne yapacak gidip yine 20 yıldır hamaset ve popülizm ile siyaset yapan Ak Parti’ye oy verecek. Kıymetli Müslümanlar sizler buna layık değilsiniz, sizler iktidar olsun muhalefet olsun bu partilerin oyalama ve kandırmalarına artık bir dur demelisiniz. Konuşmamın başında da söyledim, halk iradesi denilen demokrasi tarihi bir yalandır. Destekleyeceğiniz İslami bir otorite ancak sizin iradenizi temsil edebilir. Haklarınızı ancak o otorite koruyabilir. Geçen 100 yıllık sömürge döneminden, Amerikan yüzyılından sonra İslam’ın yüzyılı olacak, Hilafet’in yüzyılı olacak inşaAllah.

Bu hem Allah’ın vaadi hem de Rasulullah’ın müjdesidir. الْعَامِلُونَ فَلْيَعْمَلِ هٰذَا لِمِثْلِ

Çalışanlar işte böyle bir kurtuluş için çalışsınlar. (Saffat 65)  

 

Hizb-ut Tahrir Türkiye Medya Bürosu

25 Ekim 2022                                   

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Yorumunuz başarıyla gönderildi. Editör onayından geçtikten sonra sayfada yayınlanacaktır.
Yorumunuz iletilirken bir hatayla karşılaşıldı. Lütfen daha sonra tekrar deneyiniz.